Yazdır

Bir Fotoğraf Karesi.

Yazar: Administrator Aktif .

dersimdeisaElif ORHAN
 „Bunlar yüreğini avucuna alıp yola çıkan ve  yarınlara  umutla bakan Bahar Gülüşlü Çocuklar“ diyorum.'

Bir Fotoğraf Karesi.

Resim bazen ilk bakışta çok şey anlatır.
Bakan insani geriye, ta gerilerede götürür.

Bazen  düşündürür,  hüzün  verir, bazen de hafif bir tebessüm eşliğinde maziye  doğru yolculuğa çıkarır.

Hele biraz da yaşanılanın uzağında değilse,  kendini sorgulama içinde  bulur.

Neydi ne oldu, bu sonuç nasıl doğdu diye kendisiyle duygu, vicdan muhasebesine girer.
Resimi çeken acaba hangi duygularla deklaşörün düğmesine dokunur,  belki de bir an önce iyi bir kare yakalamanın heyecanını taşır…

Hele sırada bir kare değilse, deklaşörün gerisinde heyecanla işini daha iyi yapmaya, anlamlı kare yakalamayı ister,  bulunca  deklaşöre başar.

.Sonra, sonrada merakla kendi yakaladığı kareye odaklanır.


Ben eski, biraz solmuş resimlere bakmayı severim, yeni çekilen resimlerle kıyaslar,  incelerim, insan yüzleri, beliren mimikleri, bulundukları ortamla bütünleştirerek anlamaya çalışırım. 
Bazen de  tek kare olarak  inceler, bakıp şiir, masal yazdığım olur.
Gözlerimi alamadığım  fotoğrafa  tekrar bakıyor, bilgisayarımın ekranına getirip bulunduklari mekan, zamanla   bütünleştirerek anlamak istiyorum.

Nedense bu foto beni etkiliyor, ya da  içinde saklı olan bir  şeyi anlamak, neden-niçin sorularıma cevap arıyor gibiyim.

Gözlerimi fotoğraftan ayırmadan, onların serüvenini  dile getiren Dersim dilinde bir ezgi arıyorum.

Klam ve foto karesındekilerle Jar U Diyarlara yolculuğa çıkıyor, anılar anıları kovalıyor…
Saat gece yarısını çoktan geçmiş.
Duygulanıyorum.
Kalkıp terasa çıkıp başımı özlemle kaldırıp tıpkı çocukluğumda olduğu gibi  gökyüzünde parlayan yıldız arıyorum.
O zamanlarda en güzel, parlak, çok ışık veren yıldızlara çeşitli anlamlar yükler, kayan olunca da hüzün duyardım.

Biliyorum, kayan yıldızlar acı veriyor.

Gökyüzünde  yıldızlar kadar bazen yaşamda, kavgada, bir bedeli omuzlayan, çevresine yön veren de  yıldızlaşır.

Sonra, onlarda tıpkı gökyüzünde kayan yıldızlar kadar  hüzün, acı, kırık düşler bırakırlar geriye.

Tekrar dönüp resim karesine  bakıyorum.
Hüzün yüklü.
Tek tek duruşlarına, yüzlerindeki ifade ve kıyafetlerine bakıp onları anlamak, yaşadıkları o anki duyguları merak ediyorum.
Her foto  karesinde çok şeyin gizle olduğunu ve   görünenlerin bakışlarında görmek istiyorum,  istediğimi görünce de  içim rahatlıyor.

Bu kareyi çekeni bir an gözlerimin önüne getiriyor, ona içimde minnet duyuyorum.

…çeken, bilmeden bir tarihe imzada atmış oluyor…

Kim çekmiş bilmiyorum, bu resimde bir şeyler bulur ya da görmüş gibi büyülenmişcesine  bakıyorum.
Bir yerinde hüzün var gibime geliyor, yoksa yanılma payım var mı diye tekrarında bakıyorum...yok yok hüzün var.
Hüzün kokuyor.
Foto bir çok duyguyu çağrıştırıyor.
Heyecanla resimi inceliyor, ya da her noktasına ayrı bir itina, merak, bir şeyler bulma umuduyla bakıyor, odaklanıyorum.
Resimdekilerin tek tek yüzlerine bakmadan bütün olarak neyi ifade ettiği hemen göze çarpıyor.

Foto düz bir ovada çekilmiş görüntüsünü veriyorsada olmadığını anlıyorum.

Bozkır, çiçek, bitkilerin yeşermediği sapsarı bir mekan var  resimdekilerin ayakları altında... Geride alt kısımları görünen yeşil orman ve  anlıyorum ki daha geride  başı göğe kadar yükselen dağlar,  ha çıktı ha çıkacak güneşin kızılımsı ışınları yolda.

Birliktelik bağı oluşturan bir grup insan bunlar.

Kimisinin yüzünde güvenli tebeşüm, kimisi dahil olduğu için beliren gururlu yüz mimikleri, kimisi sanki yeni, daha adapte olmamış öğrenci gibi duruyorsada hiç bir memnuyetsizlik görünmüyor.

Foto’nun orta yerinde  bilmem kaç günlük uzun sakalı biri görünüyor, ciddi yüzhatlarına sahip olup  kendinde emin ve sanki hem oradakilerine hemde bakana güven  aşılıyor…sonra, fotoda sıyrılıyor da.
Sıyrılıp orta yere gelmiş.
Ne kadar da canlı, kendinde emin, ortaya çıkan  yıldız bu olmalı…

İyice bakıldığında kendine güvendiği kadar çevresindekilerin yüzlerinde  aynı güven duygusunu  görmek insanın için rahatlatıyor.

Rastgele bir yere toplanmış ya da sohbet, yolcu olmadığını yine resime dikatle bakınca anlıyorum.

„Bunlar yüreğini avucuna alıp yola çıkan ve  yarınlara  umutla bakan Bahar Gülüşlü Çocuklar“ diyorum.

 Evet, ya da masalımsı bir kare bu olmalı, herkes vefalı, inançlı, güven veren.

Hani bir masalcı hep diyor ya masalların da „ölümün kol gezdiği diyarlar“  tam  bu olmalı.

Resimdeki kişi çabucak bakanla bir diyalok kuruyor gibi.

Gözlerine, tam gözlerine bakılınca,  evet,  tünelin ucundaki ışıkla bütünleşen, kendinden veren, ah-vah etmeyen güvenli biri…
Ne kadarda kendinde emin ve güvenli.
Yanındakilerinde ona karşı saygıları olduğu kadar sevgilerini de görmek mümkün.

Hep şunu düşünüyor ve de biliyorum ki; insan sevgi, saygı verince  karşılığını alır,  yanındakine koruyucu yaklaşıp şevkatını esirgemese  karşılığını  alır.

Resim karşımda canlı gibi.
Sanki bir şeyler demek istiyor bakana.
Sıyrılıp ortaya gelen  biraz temkinlide duruyor gibi..acaba kafasında neler geçiyor, anlamak zor değil ..Belki de  yüksek sesle düşünüyor“ adam gibi adam, yanımdakilere güvenmem gerekir ki onlarda bana güvensinler“ diyor gibi…

…. yanındakilerle olan dostluk, yoldaşlık bağının güçlü oluşunu foto karesinde arıyorum...

Acaba, acaba sadakat ve vefa?

İnsan yaşamını anlamlaştıran sadakat ve vefa.

Resimde  bunu görme  umuna kapılıyorum.

Vefa, vefa olmalı.

Vefa onun masalının ismi.

Elif ORHAN

Yorumlar   

 
+1 #1 CVP: Bir Fotoğraf Karesi.hasan cevat özdil 12-12-2013 21:53
Cesaretini takdir ediyorum değerli Elif Orhan ama ben, fotoğrafçının da arkasından bakan biri olarak bu fotoğrafı yorumlamaya yetecek söz dağarcığım olmadığını, onu sadece hissettiği sandığımı söylemeliyim. Müteşekkirim paylaşım için.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile