Yazdır

Festival, Dersim Ve Düşlerimiz.

Yazar: Administrator Aktif .

Elif ORHAN

"...Ben Dersim sevdalısı olduğumu, ya da bağnazca tutkumu yıllar önce fark ettiğim zaman nedenlerini anlamaya çalıştım.."

Festival, Dersim Ve Düşlerimiz.

Bugünlerde Festival sözcüğü geçince etrafımda her bir birey istisnasız dikkat kesiliyor, ya da gülümseyerek;
“Evet ya şimdi Dersim’de olmalı insan, tam festival zamanı, kimi ararsan, özlemişsen, kavga edecek bir şeyler arıyorsan işte tam fırsatı“ diyorlar.

Bu anlatım bir bütün olarak şunu diyor: Festival Dersim Diyarına gidişin çekim gücü, önemli bir vesile, orada görmek istediklerini göreceğine çok emin, ya da gitmek için kendini inandırıyor.

İnsanın özlediği bir diyar ya da kişiye gitmek için vesile aramasını ben hep olumluya yorumlar ve sonunda güzel, yapıcı sürprizlerin de olacağına inanmışım.

Bunu her daim yapan biriyim, bir yere gitmeyi bir yanım istiyor diğer bir yanım istemiyorsa usulca vesile bulur ve kendimi gitmeye zorunlu kılarım.

Çünkü bilirim ki gidişim ya da her neyse istemim vs. olumluya yol alır, yoksa içimde kalan bir serzeniş olarak kalıp beni rahatsız eder uzunca zaman.

Kaç yıldan beri Dersim merkez ve ilçelerinde yapılan festival çok konuşuluyor.

Kimi oluşan aksaklıkları kimisi de getirdiği olumlu tarafını dile getiriyor heyecanla.

Her yıl yapılan etkinlik doğal olarak bir sonraki yılın getireceği kazanımı etkileyip zeminini hazırlar, örnek teşkil eder, deney-tecrübe aktarır ki daha olumlu yapılsın gelecekte.



Sanırım bu yıl 12. Festival oluyor.

Bir kaç yakın dostum bunun ilk yıllardaki zorluklarını, kimsenin inanmadığını, onları ciddiye bile alınmadığını anlatıyor.

Şimdi tam tersi zuhur ediliyor, gündeme oturtulan ve paylaşılmayan bir etkinlik var karşımızda.

Bir festivalin amacı bölgeyi tanıtmak, ürünlerini kârlı şekilde satmak ve bölgenin sorunlarını yetkililere duyurmak olur genellikle.
Ayrıca yörenin sanatçılarına eserlerini sunmaları için de fırsat olurken, politika arenasında yer alanlar da bölgenin sorunlarını dinlemek, yapacağı katkıyı söyleyerek bir şekilde tanımını yapıp koruyucu olurlar ki gelecek yıllarda daha iyi organize edilsin.

Ama lakin Dersim festivali olunca durum biraz değişiyor.

Festivali organize eden orada güç-iktidar sahipleri olur hep.

Yani karşı tarafa söz hakkı bile verilmez.

Ayrıca siyasi arenada olan çok sayıdaki örgütler kendilerine mal etmek, seslerini duyurmak ve karşıdakilerini alt etmek için bunu vesile ederler.

Deyim yerindeyse siyasi arena haline dönüşmüş durumda.

Hâlbuki yaprak gibi dünyanın her bir tarafına savrulan Dersimlilerin tekrar baba ocağına gelmesi, orada alış veriş yapması, birlikte getirdiği çocukları, yarınki nesil için bir kültür aktarması olmalı.

Festival bir toplumun canlanmasını, kendi değerleri etrafında halka oluşturmasını getirir ki bu bölgenin büyük kazanımı olur.

Yine kendi kültür, ürettiği emeğini tanıtma ve geleceğe yatırımın elçisi olur kendiliğinden. Elbette ki orada olan yerel kültür dernekleri, ibadet yerleri kadar belediyenin de katılımı söz konusu.

Ancak ne hikmetse Dersim Diyarında yapılacak festival hep orada kim hâkimse onun etrafında oluşur ve bunun propagandası yapılır.

Hâl bu olunca kendilerini içinde bulmayanlar da bunu kabul etmediklerini her vesileyle duyururlar.

Bu yazıyı yazmadan önce hangi ilde festival yapılır internette bir araştırdım, yani o ille özgü, gördüğüm hiç bir festival Dersim festivali kadar yöresiyle bütünleşmemiş.

Ve yine şunu da görüyorum ki her şeye rağmen Dersim’de festivalin getirisi tartışılmayacak kadar olumlu.
İnsanlarımız dünyanın dört bir tarafında izinlerini buna göre ayarlıyorlar, giderlerken birlikte yine misafirlerini götürüyorlar.

Ayrıca Dersim coğrafyasını, kültürünü, sergilenecek ürün, yapılacak kutsal yerlerin ziyaret ve müziğini dinlemek için dostlar da gidiyor, bunlar bölgeye azımsanamayacak kazanımlar getiriyorlar.

Her şeye rağmen festival Dersim için bulunmaz nimettir, keşke aykırı sesler, bir tarafı dışlayan tutumlar ve bu kadar politik arena yeri olmasa daha da iyi olurdu.

Ve yine sanırım tüm örgütlerin politik arenası olan tek festival, bu düşündürücü ve kazanımları büyük oranda engelliyor.
Hâlbuki gittikçe nüfusu azalan, sularla yok edilmeye çalışılan, yoksullaşan yalnızca Dersim halkına bu Festival ait olmalı diyorum.

Dersim’i kırk parçalı bohça haline getiren örgütler zarar veriyorlar, özünü parçalıyorlar, bunu görmek için ermiş olmaya gerek yok.

Bir başka noktada herkes kendi yöresini sever ve diğer yörelerin bilmem kaç gömlek önünde görür, bu doğalken biz Dersimlilere olmazları bir şekilde getiriliyor.

Ben Dersim sevdalısı olduğumu, ya da bağnazca tutkumu yıllar önce fark ettiğim zaman nedenlerini anlamaya çalıştım.
Vardığım sonuç şu:
Dersim’in dört bir yandan haksızca kuşatılmasının getirisi olduğunu gördüm.

Bundan dolayı da Dersim’e dair yerleşme düşüm hep oldu ve gittikçe yeşerip dal budak saran bir çiçeğe benzetiyorum.

Yakın zamanda bir arkadaş yazmıştı bana önerisini, Dersim yazarlar derneği-vakıf benzeri bir oluşum için çalışmanın iyi olacağını.

Düşünce çok sıcak gelince olumladığımı iletirken başka bir yazar arkadaş da bunun gerekli olduğunu belirtti.
Bu uzak bir düş gibi görünse de olmayacak bir dua değil. Eli kalem tutan, çok güzel eserler sunan, yaratan Dersimliler var.

Nedense bir araya gelmeleri hep sancılı oluyor.

Hâlbuki sanatçılar bir halkın sesi, dili, kulağı ve kalbidir, duyum organların tümü olur. Belirtilen Dersim Yazarlar Birliği-Vakıf vs. düşünü bence de olgunlaştırmalıyız, hayat bulmalı ve mutlaka hayat bulur.
Bunun eli kalem tutan her Dersimlinin sevdası olduğunu da biliyorum.

Bu düş çabuk mu olgunlaşır yoksa zaman mı alır işte o da verilen emek, inanç ve çabalarımıza kalmış.

Dilerim gün gelir Festival Dersim diyarında her kesimi bütünüyle toparlar, her bir bireyin olur.

Ve yine dilerim, yakın zamanda Dersim Yazarlar Birliği oluşur ve varlığı sevinç getirir hepimize.

Elif ORHAN

Yorumlar   

 
+2 #1 CVP: Festival, Dersim Ve Düşlerimiz.ali rıza apaydın 28-07-2013 09:47
sevgili elif.yazını zevkle okudum.harfiyen katılıyorum size.yalnız dersimin bütün etkinliklerden bifarkı var.sancılıdır birikmiş yılların gazı vardır.herkes atomik gibi gıruzu patlaması gibidir.faydan gaz fışkırıyor.tıpk ı etna dağı gibi.yıların susturulmuşluğu savruluşu hor görülüşü ezilmişliği var.zulme baş kaldırışı var.her arenada kendisini ifade etmeye çalışıyor dersimli.gençti r enerjiktir.düny anın ta öbür ucundan kopup geliyor öz benliğine.bunun lada gıpta etmeliyizher şey yerli yerindedir.uzay da dönen peyk değildir mutlaka yörüngesine oturacaktır hemde çok yakında.saygıla r
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile