Yazdır

Göğe bir merdiven dayadım..

Yazar: Administrator Aktif .


idilhelenElif ORHAN

“….bu akşam çocuksu yanımla el ele, göz gözeyim…
Usulca anılar üzerine bir çizik çekip göğe bir merdiven dayadım..
Karanlığa, bana, sana, acılara inat gelecek yoluna yıldızlar serpiştirdim.
Ve sen seversin diye bir yıldızda saçlarıma takarım..

Göğe bir merdiven dayadım..

Bahar Gülüşlüme..


Bugün sana tekrar mektup yazmak içimi ısıtıyor..
Kim demiş mektuplar anlam yitirdi, yok yok bu işte doğru değil..
Yazmak yüzyüze, göz göze olmak kadar yakındır..Ben yazarken kendi iç sesimi dillendiriyorum..


Bak sana içimdeki ses ne diyor, duyuyor musun;


_“  Tut ellerimi  tut, şu küçücük  serçe parmağının gücüyle.

 Tut bir iyicesine,  ta ki canım acıyana denk...

Sen tutunca bilirim ben..

Hayata, güneş-yıldız ve gökkuşağına tutunmuşum..

Tut elimi, bana, sana, acılara inat bırakma..

Tut o kırılgan serçe parmağınla..

 


Evet bahar gülüslüm,  aynen söylemek istediğim bunlar oldu..

Bugün elime  ayna aldığımda  önce   gözlerim bana değil anılara bakıyordu..
Anılar.

 Küsüp sesizliğe gömülmüş anılar…

Üstüste yığıldığı o gizemli köşede şimdi  kıpır kıpırlar....

Ve sonra  tılsımlı tınılar eşliğinde oda da etrafımda başladılar raks etmeye..

Her  zaman ki gibi kenara  çekilip bakmak  yine bana kaldı.

Neler neler yoktu ki,  sana  hangi sözcüklerle anlatayım, belkide sözün bittiği o an bu olmalı..

Kimi anılar   apansız  tan vaktinde kapını çalar ve güneşin doğduğu an’a dolanırda dolanır… 

yolunbasiKimi anılar da   dudak kenarında belirlenen kırık gülüşünde anlam bulup gelip yanıbaşına konar..

Ve usulca elini uzatır  o kor ateş sıcaklığında  yanağına dökülen ıslaklıkla anılar yumağını okşarsın..

Sonra  el yordamıyla seçmeye çalıştım….

Biliyorum; yaşanmış anı derinliğine göre iz bırakıyor…

İçinde sevinç, keder, güzelik ve  anlaşılır gizemlilik barındırıyorsa varsın gözyaşıda birlikte olsun... iz kalsın..isyan etmem..

Yani bahar gülüşlüm sadece bu kadar değil ki, bilsen sol yanım nasıl sızım sızım sızlıyor, alışkanlıkla susturmaya çalışıyorum..

Haa bir de; yere düşen çiy damlası kadar ağırlığı olmayan, yanlızca canını yakan ya da karabatak gibi içine çeken anılar da var..

İşte onlardan kaçarsın, ardına bakmadan  kaçabildiğin kadar..

Lakin yinede peşini bırakmıyorlar...

Bak bir klam sesi geliyor yanıbaşımda, dikatımı veriyorum, bir çağrışım olmalı, acaba içinde benim, senin, onun çığlığı saklı olmasın ve bilirsin ki   en derin gizler çığlık olur  klamlara..
Bunu bizim diyarlar iyi bilirler...

Bu akşam çocuksu yanımla el ele, göz gözeyim…

Usulca anılar üzerine bir çizik çekip

göğe bir merdiven dayadım..

Karanlığa, bana, sana, acılara inat

gelecek yoluna yıldızlar serpiştirdim.

Ve sen seversin diye bir yıldızda saçlarıma takarım..

Elif ORHAN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile