Yazdır

İkinci Yaşamlar.

Yazar: Administrator Aktif .

 

cncyasamElif ORHAN

"...bir "elveda“"demeye zaman yoktu.
Halbuki "Elveda“"demeden biten-giden ayrılıklardan nefret ederim.
Canımı acıtır.


Ikinci mi, üçüncü Yaşam.

 

Ateşten çıkan alevlere bakarken geçtiğim yollar, aştığım engebeler, ölümün kıyısındaki geçişlerim aklıma düştü.

 Ne kadarda yakındı.

Umursamazdım…

Şimdi düşünüyorum da neydi o fırtınalı günler ve  ben yaşadım.

Ölüm kalım savaşı, var ile yok arasındaki o upuzun uçurum.

Yoksa değil mi, çok mu yakın, ikizler gibi mi, bence bıçağın sırtıydı geçişlerimiz.

Bazen en olmadık adımda ayağın kayar,  yok etme  uçurumu, bir daha başını kaldırıp gök mavisine bakamasın.
Güneşin ışıklarına gözlerini kırpıştıramasın.

Sevdiğin birinin düşüde yok..


Sonra hiç merak da etmesin, yani nerede, nasıl, iyi mi, yarın yağmur yağar mı, o içine hasretle çektiğin kokusunu duyamasın…

Gökte kayan yıldız misali gidilirdi aniden.

 Bir "elveda“ demeye zaman yoktu.

Halbuki "Elveda“ demeden biten-giden ayrılıklardan nefret ederim.

Canımı acıtır.

Geçtiğim yollar buydu.
Belkide bunun içindir ki yaşamın o ipincecik dalına şimdi  inatla-delice  tutunmuşum.

Birde hep yeni başlamalar nasibim  oldu.

Tam her şey bitti, yada artık bu yol nereye götürürse, yeni sabahlarda olmayabilirdi.

 Ölüm dediğin neydi ki, öylesine yakındı, elimi uzatsam yanı başımda, ensemde sıcak nefesini duyar gibiydim.

Yok yok hiç ürpermedim, nedeni yok, belkide hazırdım.

Sonra gök gürlemesi, fırtına derken bir başka diyarda kendimi buldum.

İkinci değil, üçüncü  yaşam.

Suda çıkmış balık gibi mi, belki, yara bere içinde, avuçlarımda acılar,  gözlerimde silinmeyen yitirilenlerin hayali.

Ve bir yol dönemeci.

Demişler ki "yarayi saran zaman değil,  sevgidir“  kim mi demiş, bir bilen, yaşayan.

Doğru mu doğru ve her insanın yaşamı bir roman.

İnsan doğar, yaşar ve ölür.

Fakat  bu katmanların arasında yaşanılanlar bir çırpıda, solukta anlatılamaz.

Bazıların bir romana da yetmez, bunun yanına ikinci, üçüncü ciltlerle devam edilir.

Sonra bazıların yaşanmışlıklarında öylesine dehlizler, fırtına, kırılganlıklar var ki onlara roman demek bir çırpıda zor, yaşanılanlar inanılmaz, dinleyen rüya, käbus, Kaf dağın gerisinde anlatılan masalları aklına  getirir.

Evet ya,  aynen böyle.
Her insanın yaşamı bir roman olurken  bazıların  bir romanın ötesine kadar uzanır ve masalları aratmayacak kadar gizem, kırılmalar, akıllara sığmayan yaşanmışlıkları var.

Işte onlara masal denilmesi en doğru sözcük.

Ve tekrar dönüp kendimin aldığı yola bakıyorum.

Hayata yeniden tutunmam gerektiğini acılar bana öğrett.

Evet ya, bu ikinci değil, tam tamına  üçüncü yaşamım benim.

Neyi ne kadar mı başardım, bilmem ki, ancak şimdi yanlızca  kendim oldum.

Belkide yıllar önce o dağ köyünde doğup büyüyen örgülü saçlı kız çocuğu.

Ve diyorum ki "Merhaba cigeramın merhaba..“

Gök mavileşti sevgi kıvılcımında.orecan

Belki bugün yarında daha yakın

Düşen çiy tanesi  sesizliğinde

Usulca ayak ucuna

Sorgusuz sualsız

Ait olmak masalın taa kendisi

Sen kurban olduğum

Sen maviliklere bürünen

Gözbebeklerimde silinmeyen

Sen uğruna sesizce

gözümü kırpmadan

merasimle ölümlere gideceğim

sen kurban olduğum

sen

Bahar gülüşlü çocuk.

Elif  ORHAN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile